Eyyub Kelimesinde ki Gaybi Hikmetin Aslı…5

17 Temmuz 2010 tarihinde nusreddin tarafından ilave edilmiştir. Kategori Füsus

GaybMüşahede edilmekten ötede, henüz belirsizi hikmet bahsinde, imanda kemali murad eden yolcular olarak bilmemiz icab eden şeyleri şöyle ifade etmemiz mümkündür.

Dereceleri bakımından inananlar Kuranda üç mertebeden Hakkın ilgi ve  hitabına muhatap olmuşlardır. Hakkın hitabını, ya eyyühelleziyne amenu: Ey imanda kemal yolunu tutmuş ancak henüz kemale ulaşamamış olanlar,  cihetinden  alaYukarı, Üstnlar ilk mertebeden inananlardır. Bu hitabın maksadı imanda kemale ulaşmalarına mani olan şeylerden  inananları sakındırmak ve kemale yaklaştıran şeylere de teşvik etmektir. Ya eyyuhel müminun: Ey imanda kemale ermiş kimseler, cinsinden Hakka kamilen muhatap olanlar müjde ve şereflendirme maksadıyla Kuranda anılmışlardır. Bir de: İnnemelmüminune: O müminler ki, ifadesi  söz konusudur ki hitap yerine halin ifşası ve kemalin hakkı ile tesbitine matuftur. İnnemelmüminune ihvetün:  O kimseler ki imanda kemale erdiler, onlar kardeştir, ayeti bu ifadelerdendir. Onlar aynı nefesi alıp verirler. Ayrı bedenlerde  tek can gibidirler. Kardeş anlamı İhve kelimesini tam karşılamamaktadır. Zira harfler ilminde “ha” bilinç ifade eder. Bu bağlamda ihve birbirleri indinde ki varlık değerleri ve ilişkileri ancak paylaştıkları ortak bilince dayanan kişilerin  sıfatı olur. Halbuki kardeşler arasında böyle bir yakınlık her zaman mümkün olamayabilir. Olması durumunda nurun alaYukarı, Üst nurdur. Bu nedenle ihvan, iki beden gibi görünseler bile adeta aynı nefesi alıp verirler.  Hayata dair tarz ve umdeleri ile birbirlerinden farksızdırlar. Bunlar müminlerdir. Bu iğrab ile Hakk onları ve vasıflarını Kuranda tespit ve  tarif etti. Hakk: Kad eflehel müminun: Müminler felaha erdi, dedi ve devamla  vasıflarını saydı.  Müminlerin vasıflarını tesbit ile Hakk henüz o kemale ermemiş olanları cesaretlendirmektedir. İçlerinden birbirlerine örnekler göstererek onlara bu yolu kolaylaştırmaktadır.

Bizim amel etmemiz yönünden, ciddiyet ve samimiyetimizin derecesi iman hususunda gaybMüşahede edilmekten ötede, henüz belirsizdan şahadete yakınlaşmamızdan bellidir. Eğer yakınlık hasıl oluyorsa evvab vasfı bize anlamlı kılınmış demektir. Biz de bu vasıfla sebeplerden Hakkın zatını ve muradını görüp biliriz. Böylece ister niymetlendirici isterse imtihan ve iptila edici olsun, başımıza gelen olaylarda, Hakkın zatına yönelerek memnuniyet veya şikayetimizi ancak ona açarız. İşte bu bizi Onun evvab ve sabırlı kılmasındandır. O zaman sabırlı ve evvab olma vasıfları müminlik sıfatının asli içeriğinden oldu. Evvab olmak ve sabırlılardan bulunmak imanda kemalle beraberdir.  Bu yüzden Hakk evvabin salatını  nebilerin ibadetlerinden kıldı. Zira Onlar başlarına gelen olaylardan, sebeplerden Hakkın zatına yönelirlerdi. Başlarına ne gelirse gelsin hep Hakkı anarlardı. Onun için bu salatın vakti hemen akşam namazının ardı sıra giren vakit oldu. Bu, güneşin karardığı ve karanlığın eşyayı örttüğü vaktin başlangıcıdır. Tahkik cihetiyle Hakkın zatının sebepleri örtmesine misaldir. O halde evvabin salatının zikrinden murat, sebeplerin varlığını örtmek, onlarla Hakkın varlığını aşikar görmektir.

Yolumuzda evvabin, akşam namazından sonra kılınan namazdır. Hz. Süleyman hakkında  Kuranda: O çokça evvab ederdi, buyrulmuştur. Zira O, rahmani nefesin bütün suretlerin aslı olduğunu, yani bütün suretlerin Hakkın rahmaniyetinden olduğunu, onun nefesi ile vücuda geldiğini bilenlerdendi.  O halde mümin demek, müşahid demek ile aynıdır. Bu nedenle Hakk kulunu imana davette ona şehadet kelimesini söylemeyi zorunlu kıldı. Zira Hakka şahit olan ona mümin olur. Halbuki söyleyen çok şahid olan yok gibidir. Ama o bidayette mazurdur. Az çok ruhu Ondan haber almış ki nefsi de Ona tabi olmuş ve  yönelmiştir. Ama temizlenmemiş ve Ona mümin olmamıştır. İmanda kemale ermiş değildir. Onun için kamil olmadıkları halde Kuranda: Biz de müminlerdeniz,  diyenler: Hayır. Deyin ki teslim olduk, iman sizin kalplerinize henüz yerleşmemiştir, emriyle ikaz olunmuşlardır. Zorunlu olarak teslim olmak ve  kabul etmek, imanı henüz kemaliyle hayat edinmemekle birlikte o yola girmeyi ifadeveder. Onun için kemaliyle müminlerden olmak isteyenlerin duası: Rabbena, amenna, bima enzelte fettebağnerresul, fektubna meaşşahidiyn: Ey Rabbimiz nebilerle indirdiklerine iman ettik ve tabi olduk,  artık bizi şahidlerden kıl, şeklinde ifade olunmuştur.  Yani ümit ediyoruz ki biz de şahit olanlardan oluruz. Bu ise Eyyub gibi evvab ve yine Onun gibi çok sabırlı bir kul olmanın aynıdır.

Bu yazı için Meydan açınız

Meydan açmak için Giriş yapınız.